
AIT - ACV
Quiz by Catedra Emergentologia
Customize this quiz to suit your class
Instantly translate to 100+ languages
Tag the questions with any skills you have. Your dashboard will track each student's mastery of each skill.
Give this quiz to my class
¿Cuál es el criterio diagnóstico actual para definir un AIT?
Episodios transitorios sin necesidad de neuroimágenes
Presencia de síntomas focales sin evidencia de infarto en neuroimágenes
Resolución completa de síntomas en menos de 24 horas
Duración mayor a 1 hora con déficit leve
¿Cuál es la principal utilidad de la escala ABCD2?
Seleccionar tratamiento anticoagulante
Determinar la causa del evento
Diagnosticar AIT
Evaluar el riesgo de ACV
¿Cuál es el criterio diagnóstico actual para definir un AIT?
¿Cuál es la principal utilidad de la escala ABCD2?
¿Cuál de las siguientes es una indicación de internación en pacientes con AIT?
¿Cuál es la conducta terapéutica en un AIT de bajo riesgo sin causa cardioembólica conocida?
¿Qué examen es más sensible para detectar isquemia aguda en un AIT?
¿Cuál es el objetivo principal del tratamiento agudo del ACV isquémico?
¿Qué arteria está afectada si un paciente presenta afasia, hemiparesia facial y braquial derechas?
¿Qué indica un puntaje NIHSS >20 en un paciente con ACV?
¿Qué medida debe evitarse en la hidratación aguda del paciente con ACV?
¿Cuál es el valor límite de presión arterial para administrar fibrinolíticos (rTPA)?
¿Qué representa la “penumbra isquémica”?
¿Cuál es el criterio diagnóstico en un paciente que se despierta con síntomas neurológicos?
Contemporary feedback Quiz: AIT
Yerli Malı ve Zaman Yolculuğu Bölüm 1: Esrarengiz Sandık (1000 kelime) Defne, dördüncü sınıfa giden, tarih ve bilim meraklısı bir kız çocuğuydu. Özellikle geçmişe yolculuk yapmayı, atalarının nasıl yaşadığını görmeyi hayal ederdi. Aralık ayının ortalarında, okulda Yerli Malı Haftası kutlanıyordu. Defne, öğretmeninin yerli malı kullanmanın önemini anlattığını duymuştu ama bu konu ona biraz sıkıcı ve eski moda gelmişti. “Şimdi kim yerli malı ile uğraşır ki?” diye düşünüyordu. Bir gün, tavan arasında eski eşyaların arasında gezinirken, tozlu bir sandık buldu. Sandığın üzerinde garip semboller ve eski bir dilde yazılar vardı. Merakla sandığı açtı. İçerisinde eski bir defter, tuhaf bir alet ve üzerinde tarih yazan küçük bir kese vardı. Kesede, eski paralar ve üzerinde "Yerli Malı" yazan bir rozet vardı. Defne, heyecanla defteri açtı ve okumaya başladı. Defter, büyük büyük dedesine aitti ve içinde zaman yolculuğu ile ilgili bilgiler, çizimler ve formüller vardı! Defne, büyük büyük dedesinin zaman yolculuğu yapabildiğine inanamıyordu. Defterdeki çizimlere bakılırsa, elindeki alet de bir zaman yolculuğu cihazıydı. Acaba hala çalışıyor muydu? Tarih yazan keseyi açtı ve içindeki paraları inceledi. Hepsi Osmanlı dönemine ait paralarmış. Rozeti eline aldı, parlak ve gurur verici bir görüntüsü vardı. Defne, o anda büyük büyük dedesinin izinden gitmeye, zaman yolculuğu yaparak yerli malı haftasının geçmişte nasıl kutlandığını görmeye karar verdi. Bölüm 2: Osmanlı Döneminde Yerli Malı (1500 kelime) Defne, cihazın üzerindeki düğmelere basarak tarihi ayarladı ve kendini bir anda bambaşka bir yerde buldu. Etrafında ahşap evler, dar sokaklar ve Osmanlı kıyafetleri giymiş insanlar vardı. Bir pazaryerindeydi ve tezgahlar rengarenk kumaşlar, el yapımı takılar, bakır kaplar ve seramiklerle doluydu. İnsanlar, birbirleriyle selamlaşıyor, alışveriş yapıyor ve gülümsüyorlardı. Defne, hayranlıkla etrafı inceliyordu. Bir tezgahın önünde duran yaşlı bir adam, Defne'nin meraklı bakışlarını fark etti. "Hoş geldin kızım," dedi gülümseyerek. "Ne arıyorsun?" Defne, biraz çekinerek, "Ben... ben gelecekten geldim," dedi. "Yerli Malı Haftası'nı araştırıyorum." Yaşlı adam şaşırdı ama gülümsemesi yüzünden eksik olmadı. "Öyle mi?" dedi. "O halde doğru yerdesin. Burada her şey yerli malı. Kendi ürettiğimiz, kendi emeğimizle yaptığımız ürünler." Defne, tezgahlardaki ürünlere daha dikkatli baktı. El dokuması halılar, işlemeli yazmalar, ahşap oymalar... Her şey özenle ve sevgiyle yapılmış gibiydi. "Peki," diye sordu Defne, "Yerli Malı Haftası'nı nasıl kutluyorsunuz?" Yaşlı adam, "Haftanın belirli günlerinde, yerli üreticiler ürünlerini sergilerler," diye açıkladı. "İnsanlar da yerli malı kullanmanın önemini hatırlar, yerli ürünleri tercih ederler. Böylece hem kendi esnafımızı destekleriz hem de paramız ülkemizde kalır." Defne, yaşlı adamın anlattıklarını dikkatle dinledi. O zamanlar yerli malı kullanmanın, vatanseverlik ve dayanışma ile yakından ilişkili olduğunu anladı. Pazaryerinde dolaşırken, Defne, bir grup çocuğun oyun oynadığını gördü. Çocuklar, tahtadan yapılmış topaçlar çeviriyor, bez bebeklerle oynuyor, kendi yaptıkları uçurtmaları uçuruyorlardı. Defne, onlara katıldı ve oyunlarına ortak oldu. Çocuklar, Defne'ye kendi yaptıkları oyuncakları ve oyunları anlattılar. Defne, onların yaratıcılığına ve becerikliliğine hayran kaldı. Akşam olduğunda, Defne, misafirperver bir ailenin evinde konuk edildi. Aile, ona yöresel yemekler ikram etti. Yemekler, Defne'nin daha önce hiç tatmadığı kadar lezzetliydi. Aile, ona kendi ürettikleri sebzeleri, meyveleri ve tahılları anlattı. Defne, o gece, yerli malı kullanmanın sadece ekonomik değil, aynı zamanda sağlıklı ve doğal bir yaşam tarzı olduğunu da anladı. Bölüm 3: Cumhuriyet Döneminde Yerli Malı (1500 kelime) Defne, zaman yolculuğu cihazını kullanarak bu sefer Cumhuriyet dönemine gitti. Kendini modern bir şehirde buldu. Sokaklarda arabalar, binalar ve şık giyimli insanlar vardı. Bir okulun bahçesinde, Yerli Malı Haftası kutlaması vardı. Öğrenciler, ellerinde Türk bayrakları ile şarkılar söylüyor, şiirler okuyor ve oyunlar oynuyorlardı. Defne, onlara katıldı ve coşkuyla kutlamaya eşlik etti. Bir öğretmen, Defne'ye yaklaştı ve "Hoş geldin," dedi. "Sen de mi Yerli Malı Haftası'nı kutlamaya geldin?" Defne, "Evet," dedi. "Hem de çok uzaklardan." Öğretmen gülümsedi. "O halde," dedi, "gel seninle sergimizi gezelim." Defne, öğretmenle birlikte sınıfları gezdi. Sınıflarda, öğrencilerin yaptığı yerli malı ürünleri sergileniyordu. Resimler, el işleri, maketler, deneyler... Defne, çocukların yaratıcılığına ve yeteneklerine hayran kaldı. Bir sınıfta, öğrenciler yerli malı ile ilgili bir oyun oynuyorlardı. Oyunda, öğrenciler, yerli malı ürünleri tanımaya ve özelliklerini anlatmaya çalışıyorlardı. Defne de oyuna katıldı ve bildiklerini paylaştı. Başka bir sınıfta, öğrenciler yerli malı ile ilgili şarkılar söylüyorlardı. Defne, şarkıların sözlerine dikkatle kulak verdi. Şarkılarda, yerli malı kullanmanın önemi, ülkemizin kalkınması ve bağımsızlığı vurgulanıyordu. Defne, Cumhuriyet döneminde yerli malı haftasının, milli birlik ve beraberlik duygusunu güçlendirmek, ülke ekonomisine destek olmak ve yerli üretimi teşvik etmek amacıyla kutlandığını anladı. Okuldan ayrılırken, Defne, bir grup öğrencinin sokakta yürüyüş yaptığını gördü. Öğrenciler, ellerinde "Yerli Malı Yurdun Malı, Herkes Onu Kullanmalı" yazılı pankartlar taşıyorlardı. Defne, onlara katıldı ve sloganlar atarak yürüdü. O gün, Defne, yerli malı haftasının sadece bir kutlama değil, aynı zamanda bir bilinçlendirme ve eğitim faaliyeti olduğunu anladı. Bölüm 4: Günümüzde Yerli Malı ve Defne'nin Kararı (1000 kelime) Defne, zaman yolculuğu cihazını kullanarak kendi zamanına geri döndü. Artık yerli malı haftasına bakış açısı tamamen değişmişti. Geçmişte yaptığı yolculuklar, ona yerli malı kullanmanın önemini, tarihsel ve kültürel boyutunu derinlemesine anlama fırsatı vermişti. Okuldaki Yerli Malı Haftası etkinliklerine katılırken, artık daha bilinçli ve ilgiliydi. Öğretmeninin anlattıklarını can kulağıyla dinliyor, arkadaşlarıyla yerli malı hakkında sohbet ediyor, kendi yaptığı yerli malı ürünleri gururla sergiliyordu. Defne, sadece okulda değil, günlük hayatında da yerli malı kullanmaya özen göstermeye başladı. Alışveriş yaparken yerli üretim ürünleri tercih ediyor, ailesine ve arkadaşlarına da yerli malı kullanmanın önemini anlatıyordu. Artık Defne, yerli malı haftasının sadece bir hafta değil, her zaman hatırlanması ve uygulanması gereken bir ilke olduğunu biliyordu. Yerli malı kullanmanın, ülkesine, milletine ve kendisine yaptığı bir yatırım olduğunu anlamıştı. Defne, zaman yolculuğu macerasını ve öğrendiklerini bir deftere yazdı. Bu defteri, ileride kendi çocuklarına ve torunlarına bırakmayı düşündü. Çünkü biliyordu ki, yerli malı bilinci, nesilden nesile aktarılması gereken önemli bir mirasti.
4 min Qu’est-ce que la vente ? L’histoire de la vente remonte de très loin, du temps de la mythologie avec Mercure qui a été considéré comme étant le dieu du commerce. Ainsi, la pratique existe déjà depuis plus de 6 000 ans. Les premières techniques de vente ont vu le jour vers 350 avec Aristote. Il faudra attendre plusieurs siècles avant d’arriver à la méthode de vente telle que nous la définissons aujourd’hui, avec le client placé au centre du processus. Quelques définitions de la vente Dans le cadre d’une vente, un vendeur cède un produit ou un service à un acheteur en contrepartie d’une somme d’argent. Ce qui différencie la vente de la notion de troc ou d’échange. Juridiquement parlant, l’article 1582 du Code civil définit la vente comme étant « une convention par laquelle l’un s’oblige à livrer une chose, et l’autre à la payer ». Le contrat de vente peut être établi par écrit ou verbalement. Il peut alors s’agir d’une prestation ou d’un bien corporel. Toutefois, certains types de vente doivent suivre une réglementation particulière. Notamment la vente de fonds de commerce, la vente à crédit ou encore la vente à domicile. En d’autres termes, la vente désigne l’ensemble des méthodes et des actions effectuées par un commercial, dont le but est de vendre quelque chose à une tierce personne. La vente est ainsi le résultat d’un accord ou d’une négociation entre le vendeur et l’acheteur. Que peut-on vendre ? La vente ne se limite pas seulement à un produit. Il est possible de fournir des services, des prestations, des formations et bien plus encore. Le domaine de la vente est très vaste. En effet, on peut amener une personne à acheter une vision ou un avis politique, la convaincre de choisir un projet plutôt qu’un autre et ce ne sont que des exemples parmi tant d’autres. Quelle différence y a-t-il entre la vente et le marketing ? On a tendance à confondre ces deux termes. Or, le marketing et la vente désignent deux disciplines différentes – bien que complémentaires – et ayant le même but. Celui de générer des revenus pour améliorer le chiffre d’affaires d’une entreprise. À ce titre, l’un ne va pas sans l’autre. Les activités de marketing Le marketing se concentre davantage sur le marché. Autrement dit, le responsable marketing se focalisera plus sur les besoins des clients et des prospects et sur l’élaboration d’une solution pour répondre à leurs attentes. Ainsi, il fera en sorte que la vente ait lieu. Pour ce faire, il se chargera du matériel promotionnel allant des simples brochures à l’organisation de salons. Le marketeur se voit ainsi attribuer deux missions. Premièrement, présenter une proposition attrayante en se basant sur les besoins des consommateurs qui sont identifiés à l’avance. Et deuxièmement, créer et entretenir une relation durable et de confiance avec eux. Les activités de vente ou « sales » L’agent marketing attire le client vers un produit ou une marque. Quand cela est fait, c’est au vendeur de prendre le flambeau. Ce dernier prend contact avec la clientèle dans le but d’une acquisition par celle-ci. Le plus dur dans le travail du commerçant est de transformer les leads ou prospects en véritables clients. La vente est la discipline qui conduit le prospect à l’acte d’achat. Pour être plus clair, le marketing vise à attirer le prospect dans la boutique tandis que la vente l’amène à faire des achats pour qu’il devienne un client. Quelles sont les différentes formes de vente ? Dans un cadre BtoB ou BtoC, on distingue de nombreuses formes de vente régies ou non par une réglementation spécifique. Les ventes hors établissement Appelées également « contrats hors établissement », les ventes hors établissement ont lieu lorsque le contrat est réglé en dehors de l’établissement commercial. Le démarchage à domicile et le porte-à-porte en font partie. Toutefois, pour éviter les abus qui sont de plus en plus fréquents, des dispositions ont été prises pour protéger le consommateur. La vente en liquidation Également réglementée, la vente en liquidation est effectuée lorsqu’un commerçant doit déstocker sa marchandise ou écouler un assortiment de biens à cause d’une circonstance déterminée. Elle ne peut se faire que pendant deux mois tout au plus et doit s’accompagner d’une publicité et d’une réduction de prix, parfois à perte. Elle est autorisée dans le cas où le commerçant souhaiterait suspendre, arrêter ou changer d’activité. Les ventes en soldes Tous les semestres, les entreprises sont autorisées à vendre leurs produits à un prix très réduit. Les périodes de soldes sont réglementées par le Livre VI du CDE (Code du droit économique) afférent aux pratiques du marché et à la protection du consommateur. Elles se situent du 3 au 31 janvier inclus et du 1er au 31 juillet inclus. Comme pour le cas de la liquidation, il se peut que l’entreprise effectue une vente à perte. Le e-commerce ou le commerce électronique La vente par Internet ou la vente en ligne est régie par une réglementation relative au contrat et à la vente à distance. L’entreprise conclut la vente par l’intermédiaire de réseaux informatiques et, à ce titre, un paiement électronique peut être nécessaire. En tant que commercialisation à distance, aucune présence physique simultanée des deux parties n’est indispensable. Les ventes aux enchères ou les ventes publiques À la différence des autres formes de vente, l’enchère publique met en place une méthode de mise en concurrence transparente, car le bien est attribué au plus offrant. L’organisation d’une vente publique est aussi gérée par le Livre VI du CDE. Les réglementations concernant les contrats à distance ainsi que la vente hors établissement peuvent ainsi être appliquées. Il existe des locaux spécialement destinés pour ce type de vente et seuls des biens usagés peuvent être mis en vente.
vrd
Les vrds
test1
ENRICHIR SON VOCABULAIRE
competition