Loading...

HAYVAN HÜCRESİ
Quiz by Tebarek Elhayek
Customize this quiz to suit your class
Instantly translate to 100+ languages
Tag the questions with any skills you have. Your dashboard will track each student's mastery of each skill.
Hücrenin içerisinde organelleri içinde barındıran jel kıvamındaki yapıya ne denir?

Hücre zarı
Sitoplazma
Ribozom
Çikerdek
Hücrenin merkezinde bulunan yönetim merkezine ÇEKİRDEK denir

Hücrenin içerisinde organelleri içinde barındıran jel kıvamındaki yapıya ne denir?

Hücrenin merkezinde bulunan yönetim merkezine ÇEKİRDEK denir

Give this quiz to my class
Hayvan
Saygı Adası Bölüm 1: Gizemli Ada Aslı, on yaşında, hayalleri ve merakıyla dopdolu bir kız çocuğuydu. Kitap okumayı, yeni şeyler keşfetmeyi ve hayal kurmayı çok severdi. Bir gün, ailesiyle birlikte yaz tatilinde Ege kıyılarına doğru yola çıktılar. Mavinin her tonunu barındıran deniz, Aslı'yı büyülüyordu. Geminin güvertesinde durmuş, martıların özgürce uçuşunu izlerken, birden gökyüzü karardı. Şiddetli bir fırtına çıktı. Dalgalar yükseldi, gemi sağa sola savrulmaya başladı. Aslı korkudan titriyordu. Fırtına bütün gece sürdü. Sabah olduğunda, fırtına dinmişti. Aslı, güverteye çıktı ve gözlerine inanamadı. Karşılarında yemyeşil bir ada duruyordu. Gemileri, fırtınada rotasından sapmış ve bu gizemli adaya ulaşmıştı. Adanın kumsalı bembeyazdı, palmiyeler gökyüzüne uzanıyor, rengarenk çiçekler etrafı süslüyordu. Aslı, bu tropikal cenneti keşfetmek için sabırsızlanıyordu. Ailesiyle birlikte adaya çıktılar. Kumsalda yürürken, Aslı birden tuhaf bir ses duydu. "Merhaba!" dedi ses. Aslı, etrafına bakındı ama kimseyi göremedi. Ses tekrarladı: "Merhaba! Aşağı bak!" Aslı, şaşkınlıkla ayaklarının dibine baktı. Küçük, yeşil bir kaplumbağa ona gülümsüyordu. "Sen konuşabiliyor musun?" diye sordu Aslı şaşkınlıkla. "Elbette konuşabiliyorum," dedi kaplumbağa. "Benim adım Çınar. Bu adaya hoş geldiniz. Burası Saygı Adası." Aslı, heyecanla etrafına bakındı. "Saygı Adası mı?" diye tekrarladı. "Ne kadar ilginç bir isim!" Çınar, "Evet," dedi. "Bu adada yaşayan herkes birbirine ve doğaya saygı gösterir. Saygı, burada en önemli kuraldır." Aslı, adada konuşan hayvanlarla dolu olduğunu fark etti. Bir papağan ona meyve ikram etti, bir maymun ona yol gösterdi, bir sincap onunla oyun oynamak istedi. Aslı, bu sıra dışı adaya ve dost canlısı hayvanlara hayran kalmıştı. Akşam olduğunda, Aslı ve ailesi, kumsalda ateş yakıp yemek yediler. Çınar ve diğer hayvanlar da onlara katıldı. Aslı, hayvanlardan adanın tarihini ve saygının önemini dinledi. Hayvanlar, ona saygılı davranışların adada nasıl sihirli bir etki yarattığını anlattılar. Aslı, o gece uyumadan önce, Saygı Adası'nda geçirdiği bu inanılmaz günü düşündü. Bu ada, ona saygı hakkında çok şey öğretecek gibiydi. Bölüm 2: Saygı Dersleri Aslı, Saygı Adası'nda geçirdiği her gün yeni bir şey öğreniyordu. Çınar ve diğer hayvanlar, ona saygının farklı yönlerini gösteriyorlardı. Bir gün, Çınar, Aslı'yı ormanın derinliklerine götürdü. Orada, yaşlı ve bilge bir baykuşla karşılaştılar. Baykuşun adı Bilge'ydi. Bilge, Aslı'ya kendine saygı duymanın önemini anlattı. "Kendine saygı duymak," dedi Bilge, "kendi değerini bilmek, kendine güvenmek ve kendini sevmek demektir. Kendine saygı duyduğunda, başkalarının da sana saygı duymasını sağlarsın." Aslı, Bilge'nin sözlerini dikkatle dinledi. Kendine saygı duymanın, güçlü ve mutlu olmak için ne kadar önemli olduğunu anladı. Başka bir gün, Aslı, adanın en hızlı koşucusu olan bir çitayla tanıştı. Çitanın adı Şimşek'ti. Şimşek, Aslı'ya başkalarına saygı duymanın önemini anlattı. "Başkalarına saygı duymak," dedi Şimşek, "onların fikirlerine, duygularına ve farklılıklarına değer vermek demektir. Herkesin farklı olduğunu ve herkesin saygıyı hak ettiğini unutmamalısın." Aslı, Şimşek'in sözlerini düşündü. Arkadaşlarına, ailesine, öğretmenlerine ve hatta tanımadığı insanlara karşı nasıl saygılı davranması gerektiğini anladı. Aslı, adadaki hayvanlardan doğaya saygı duymayı da öğrendi. Çiçekleri koparmamayı, ağaçlara zarar vermemeyi, hayvanları rahatsız etmemeyi öğrendi. Doğanın, tüm canlılar için önemli olduğunu ve korunması gerektiğini anladı. Aslı, Saygı Adası'nda geçirdiği her gün, saygılı davranışlar sergiledi. Hayvanlara yardım etti, onların sözlerini dinledi, onlarla oyun oynadı. Saygılı davrandıkça, adadaki hayvanlar ona daha çok sevgi gösterdi. Aslı, saygının insanları bir araya getiren ve mutlu eden bir güç olduğunu anladı. Bölüm 3: Ada Sınavı Aslı, Saygı Adası'nda haftalar geçirmişti. Artık adaya ve hayvanlara alışmıştı. Onları çok seviyor ve onlardan ayrılmak istemiyordu. Ancak bir gün, Çınar ona önemli bir şey söyledi. "Aslı," dedi Çınar, "Saygı Adası'ndan ayrılma zamanın geldi." Aslı, bu sözlere çok üzüldü. "Ama ben burada kalmak istiyorum," dedi. Çınar, "Biliyorum Aslı," dedi. "Ama burası senin gerçek evin değil. Aileni ve arkadaşlarını özlemiş olmalısın. Ayrıca, burada öğrendiklerini gerçek dünyada da uygulamalısın." Aslı, Çınar'ın haklı olduğunu biliyordu. Ama yine de adadan ayrılmak ona zor geliyordu. "Endişelenme Aslı," dedi Çınar. "Saygı Adası'ndan ayrılmadan önce, bir sınavdan geçmen gerekiyor. Bu sınavı geçersen, sana sihirli bir hediye vereceğiz." Aslı, sınavı duyduğunda heyecanlandı. "Ne sınavı?" diye sordu merakla. "Saygı Sınavı," dedi Çınar. "Bu sınavda, gerçek hayatta karşılaşabileceğin saygıyla ilgili zorluklarla karşı karşıya kalacaksın. Eğer bu zorlukları saygılı bir şekilde aşabilirsen, sınavı geçersin." Aslı, sınava hazır olduğunu söyledi. Çınar, onu ormanın ortasındaki bir açıklığa götürdü. Açıklıkta, farklı hayvanlar bekliyordu. Her hayvan, Aslı'ya farklı bir zorluk sunacaktı. İlk zorluğu, Bilge sordu. Bilge, Aslı'ya kendisine hakaret eden bir çocuğa nasıl tepki vereceğini sordu. Aslı, Bilge'nin öğrettiği gibi, kendine saygı duyarak ve sakin bir şekilde cevap verdi. İkinci zorluğu, Şimşek sordu. Şimşek, Aslı'ya fikirlerine katılmadığı bir arkadaşına nasıl davranması gerektiğini sordu. Aslı, Şimşek'in öğrettiği gibi, arkadaşının fikirlerine saygı duyarak ve onu incitmeden kendi fikrini söyledi. Diğer hayvanlar da Aslı'ya farklı zorluklar sundular. Aslı, her zorluğu Saygı Adası'nda öğrendiklerini kullanarak aştı. Sonunda, tüm hayvanlar Aslı'nın sınavı geçtiğini kabul ettiler. Çınar, Aslı'ya yaklaştı ve ona küçük bir kutu uzattı. "Aslı," dedi, "Saygı Sınavı'nı başarıyla tamamladın. Bu, senin hediyen." Aslı, kutuyu açtı. İçinde, parlak bir madalya vardı. Madalyanın üzerinde "Saygı Elçisi" yazıyordu. "Bu madalya," dedi Çınar, "saygılı bir insan olduğunu gösteriyor. Nereye gidersen git, bu madalyayı taşı ve saygıyı yaymaya devam et." Aslı, madalyayı boynuna taktı ve Çınar'a sarıldı. Saygı Adası'ndan ayrılmak üzücü olsa da, öğrendiklerini asla unutmayacaktı. Bölüm 4: Eve Dönüş Ertesi gün, Aslı ve ailesi, kurtarma ekipleri tarafından bulundu. Gemiye bindiklerinde, Aslı arkasına baktı ve Saygı Adası'na el salladı. Hayvan dostlarını ve öğrendiği değerleri asla unutmayacaktı. Eve döndüklerinde, Aslı, Saygı Adası'nda öğrendiklerini uygulamaya başladı. Ailesine, arkadaşlarına, öğretmenlerine ve hatta tanımadığı insanlara karşı daha saygılı davranıyordu. Onların fikirlerine değer veriyor, onlara yardım ediyor, onları incitmekten kaçınıyordu. Aslı, doğaya karşı da daha saygılı davranıyordu. Çiçekleri koparmıyor, ağaçlara zarar vermiyor, çöplerini yere atmıyordu. Doğanın güzelliğini ve önemini koruyordu. Aslı'nın saygılı davranışları, etrafındaki insanları da etkiledi. Arkadaşları, onun gibi saygılı olmaya çalıştılar. Ailesi, onunla gurur duydu. Öğretmenleri, onu örnek gösterdi. Aslı, Saygı Elçisi madalyasını her zaman boynunda taşıdı. Bu madalya, ona saygının önemini hatırlatıyordu. Aslı, saygının dünyayı daha güzel bir yer yaptığını biliyordu. Ve o, bu güzelliği yaymak için elinden geleni yapacaktı.
Jaber Ben Hayyan- Yr 10 B1 - Part1
Bu qaysi hayvon
Spanish Subjunctive Quiz Grammar (20 questions) Espero que tú _____ (venir) a la fiesta esta noche. A. vienes B. vengas C. viniste D. vendrías Dudo que ellos lo _____ (haber / ver). A. han visto B. hayan visto C. vean D. verán No creíamos que ella _____ (decir) la verdad. A. diga B. dijera C. dijo D. dirá Es importante que nosotros _____ (terminar) el trabajo hoy. A. terminamos B. termináramos C. terminemos D. hemos terminado Mis padres querían que yo _____ (estudiar) medicina. A. estudio B. estudié C. estudiara D. estudiaré Me alegra que tú _____ (conseguir) el trabajo. A. consigues B. hayas conseguido C. conseguías D. conseguiste Te llamaré tan pronto como _____ (llegar) a casa. A. llego B. llegué C. llegue D. llegaría Buscábamos una casa que _____ (tener) patio grande. A. tiene B. tuviera C. tuvo D. tenga Era dudoso que Marta lo _____ (saber). A. sepa B. sabía C. supiera D. sabe Es posible que nosotros ya _____ (terminar) el proyecto. A. terminamos B. terminábamos C. hayamos terminado D. habíamos terminado Aunque él _____ (ser) simpático, no le confío. A. es B. sea C. fue D. fuera No hay nadie que _____ (conocer) al director. A. conoce B. conoció C. conozca D. conocía Ojalá que ellos _____ (poder) venir mañana. A. puedan B. pueden C. pudieran D. pudieron Me molesta que tú no me _____ (escuchar). A. escuchas B. escuchaste C. escuches D. escucharas Mis amigos me pidieron que _____ (hacer) una presentación. A. hice B. haga C. hiciera D. hacía No pensamos que tú lo _____ (haber / ver) antes. A. hayas visto B. has visto C. veas D. vieras Es mejor que tú no lo _____ (decir). A. digas B. dices C. dijiste D. dijeras Yo quería un coche que _____ (ser) más económico. A. es B. fue C. fuera D. sea Recomiendo que ustedes _____ (leer) este libro. A. leen B. leyeran C. lean D. leyeron Era cierto que ellos _____ (vivir) en Chile. A. vivan B. vivieron C. vivieran D. viven Uruguayan Culture (5 questions) ¿Quiénes son los "gauchos" en la cultura uruguaya? A. Campesinos que cultivan arroz B. Pescadores tradicionales C. Vaqueros que trabajan en el campo D. Artesanos de cerámica ¿Qué comida es típica de una reunión familiar uruguaya al aire libre? A. Empanadas B. Asado C. Paella D. Ceviche ¿Cuál es una característica tradicional del rol de la familia en Uruguay? A. Las familias suelen ser pequeñas y distantes B. La familia extensa suele vivir junta o cerca C. El matrimonio no es común D. Los hijos se van de casa muy jóvenes En Uruguay, ¿cómo han cambiado tradicionalmente los roles de género? A. Las mujeres aún no tienen derecho al voto B. Las mujeres participan cada vez más en la educación y el trabajo profesional C. Los hombres son los únicos responsables del hogar D. Las mujeres no pueden trabajar fuera del hogar ¿Qué representa el asado en la cultura uruguaya? A. Una comida diaria rápida B. Un evento de negocios C. Una tradición social y familiar importante D. Una comida extranjera importada
Ang mga Polo Mayroon dalawang polo ang mundo. Ang Polong Hilaga na nasa bahaging itaas at ang Polong Timog na makikita sa gawing ibaba ng mundo. Itinuturing itong pinakadulong bahagi ng mundo. Dito rin sa lugar na ito hindi gaanong sumisikat ang araw kaya ang temperatura dito ay sobrang lamig. Polong Hilaga Polong Timog Ang Ekwador Ang pinakagitnang guhit latitud na matatagpuan mula sa sero digri (00). Hinahati nito ang mundo sa pantay na pagkakabahagi: Ang Kalahating itaas ay tinatawag na Hilagang hating- globo ( Northern Hemisphere) dahil nagmumula ito sa polong hilaga hangagang ekwador at ang kalahating ibaba ay tinatawag na Timog hating- globo ( Southern Hemisphere) na nagmumula naman sa Polong Timog at nagtatapos sa ekwador. Polong Hilaga Hilagang hating-globo Polong Timog Timog hating- globo Mga Guhit latitud at longhitud Ang guhit latitud ay mga guhit pahalang sa globo na nagmumula sa silangan patungong kanluran. Kaagapay nito ang ekwador sa pagtukoy sa layo o sukat mula sa ekwador. Ito rin ang sumusukat sa layo ng isang lugar pahilaga o patimog mula sa ekwador. Ang mga guhit longhitud naman ay mga guhit patayo sa globo na nagmumula sa hilaga patungong timog. Ang layo ng isang bansa ay sinusukat nito pakanluran o pasilangan mula sa punong meridyano o prime meridian. Tinatawag din itong guhit meridian, Ang punong meridyano ay ang panimulang longhitud mula sa sero digri ( 00 ). Hinahati nito ang mundo sa dalawang pantay na bahagi mula sa kanan patungong kaliwa. Ang Silangang hating- globo ay nasa kanang bahagi mula 00 hanggang 1800. Ang guhit na nasa 1800 digri ay tinatawag na International Dateline o IDL na katapat ng prime meridian sa kabilang bahagi. Ang guhit ding ito ang ginagawang batayan sa pagbabago ng araw. Halimbawa: kung araw ng sabado at nasa gawing silangan ka at tatawid ka sa International Dateline, ang araw sa gawing kanluran ay magiging linggo. Kung mula sa kanluran ka papuntang silangan ay magbabawas ka ng isang araw. ( Larawan ) I D L Kung ating pagsasamahin ang mga guhit latitud at longhitud ay makakabuo tayo ng isang Grid o Parilya. Sa pamamagitan nito ang eksaktong lokasyon ng isang bansa ay madaling matutukoy. Tingnan mo ang kinaroroonan ng Pilipinas sa globo. Ano ang tiyak na lokasyon nito? Magaling! Ito’y nasa pagitan ng latitud 40 hanggang 210 hilaga at 1160 hanggang 1270 silangang longhitud. Nasa itaas ito ng ekwador at nasa kanan naman ng punong meridyano. “TANDAAN!!! Mahalagang itala ang direksyong kinabibilangan ng bansa upang maging malinaw ang lokasyong hinahanap.” Mayroon ding tinatawag na ispesyal na guhit na makikita sa globo. Ito ay ang Tropiko Cancer, Tropiko ng Capricorn, Kabilugang Arctic at ang Kabilugang Antarctic. ( Larawan ) Ispesyal na Guhit Ang mga lugar na matatagpuan sa lahat na guhit na ito ay makakaranas ng matinding sikat ng araw o matinding lamig sa buong taon. Samantalang, ang lagay ng panahon at klima sa isang lugar ay naapektuhan ng lokasyon nito sa itaas o ibabang latitud. Hayan, alam kong maraming kang natutunan hinggil sa ating paksa. Alam kong handa ka na rin sa mga pagsasanay na nakahanda
Isa sa napakahalagang gamit ng mapa ay ang pagturo ng direksyon ng mga lugar. Kung tayo’y marunong gumamit ng mapa ay madali nating matutukoy o mararating ang mga lugar na nais nating puntahan. Mayroon ding paraan upang mapadali ang paggamit ng isang mapa ang mga kartograper o mga taong eksperto pagdating sa mapa ay gumagamit ng sagisag upang maipakita ang direksyon sa mapa. Ang sagisag ang kumakatawan sa mga bagay na iginuguhit at nais ipakita sa mapa samantalang ang pananda ang siyang nagbibigay paliwanag sa kahulugan ng mga sagisag. Ang ilan sa mga ginagamit nilang sagisag o simbolo ay ang mga larawan sa ibaba. Pananda Kabisera ng bansa Lungsod Bayan Ilog Riles ng Tren Lawa Hangganan __________ ____ ____ ____ Budok Mayroon din isang bagay na gumagamit upang malaman ang direksyon na iyong pupuntahan. Ito ay ag kompas. Sa pamamagitan nito mas mapapabilis ang iyong paghahanap ng isang lugar. Itinuturo nito kung nasaan ang direksyong norte o hilaga. May natural ding paraan kung paano mo malalaman kung saan direksyon ka naroon. Ito’y sa pamamagitan ng sikat ng araw. Sa silangan sumisikat ang araw. Kung nakaharap ka sa silangan, nasa likuran mo ang kanluran. Itaas mo ang dalawang kamay kapantay ng balikat. Nakaturo ang kanang kamay mo sa timog. Sa hilaga naman nakaturo ang iyong kaliwang kamay. (Larawan ng isang taong nakaharap sa araw at nakataas ang kamay kapantay ng balikat.) Hayan! Marahil marami ka nang nakuhang ideya sa mga nabasa mo pa lang sa una tungkol sa mga direksyon. Para mas mapalawak pa ang iyong kaalaman ipagpatuloy mo ang iyong pagbabasa ng modyul na ito. Halika’t umpisahan na natin. A. Pangunahing Direksyon Mayroon apat na pangunahing direksyon. Ito ay ang Hilaga, Timog, Kanluran at Silangan. Ang mga ito ay ginagamit sa pagtukoy ng tiyak na direksyon o lokasyon ng isang bansa.
Yerli Malı ve Zaman Yolculuğu Bölüm 1: Esrarengiz Sandık (1000 kelime) Defne, dördüncü sınıfa giden, tarih ve bilim meraklısı bir kız çocuğuydu. Özellikle geçmişe yolculuk yapmayı, atalarının nasıl yaşadığını görmeyi hayal ederdi. Aralık ayının ortalarında, okulda Yerli Malı Haftası kutlanıyordu. Defne, öğretmeninin yerli malı kullanmanın önemini anlattığını duymuştu ama bu konu ona biraz sıkıcı ve eski moda gelmişti. “Şimdi kim yerli malı ile uğraşır ki?” diye düşünüyordu. Bir gün, tavan arasında eski eşyaların arasında gezinirken, tozlu bir sandık buldu. Sandığın üzerinde garip semboller ve eski bir dilde yazılar vardı. Merakla sandığı açtı. İçerisinde eski bir defter, tuhaf bir alet ve üzerinde tarih yazan küçük bir kese vardı. Kesede, eski paralar ve üzerinde "Yerli Malı" yazan bir rozet vardı. Defne, heyecanla defteri açtı ve okumaya başladı. Defter, büyük büyük dedesine aitti ve içinde zaman yolculuğu ile ilgili bilgiler, çizimler ve formüller vardı! Defne, büyük büyük dedesinin zaman yolculuğu yapabildiğine inanamıyordu. Defterdeki çizimlere bakılırsa, elindeki alet de bir zaman yolculuğu cihazıydı. Acaba hala çalışıyor muydu? Tarih yazan keseyi açtı ve içindeki paraları inceledi. Hepsi Osmanlı dönemine ait paralarmış. Rozeti eline aldı, parlak ve gurur verici bir görüntüsü vardı. Defne, o anda büyük büyük dedesinin izinden gitmeye, zaman yolculuğu yaparak yerli malı haftasının geçmişte nasıl kutlandığını görmeye karar verdi. Bölüm 2: Osmanlı Döneminde Yerli Malı (1500 kelime) Defne, cihazın üzerindeki düğmelere basarak tarihi ayarladı ve kendini bir anda bambaşka bir yerde buldu. Etrafında ahşap evler, dar sokaklar ve Osmanlı kıyafetleri giymiş insanlar vardı. Bir pazaryerindeydi ve tezgahlar rengarenk kumaşlar, el yapımı takılar, bakır kaplar ve seramiklerle doluydu. İnsanlar, birbirleriyle selamlaşıyor, alışveriş yapıyor ve gülümsüyorlardı. Defne, hayranlıkla etrafı inceliyordu. Bir tezgahın önünde duran yaşlı bir adam, Defne'nin meraklı bakışlarını fark etti. "Hoş geldin kızım," dedi gülümseyerek. "Ne arıyorsun?" Defne, biraz çekinerek, "Ben... ben gelecekten geldim," dedi. "Yerli Malı Haftası'nı araştırıyorum." Yaşlı adam şaşırdı ama gülümsemesi yüzünden eksik olmadı. "Öyle mi?" dedi. "O halde doğru yerdesin. Burada her şey yerli malı. Kendi ürettiğimiz, kendi emeğimizle yaptığımız ürünler." Defne, tezgahlardaki ürünlere daha dikkatli baktı. El dokuması halılar, işlemeli yazmalar, ahşap oymalar... Her şey özenle ve sevgiyle yapılmış gibiydi. "Peki," diye sordu Defne, "Yerli Malı Haftası'nı nasıl kutluyorsunuz?" Yaşlı adam, "Haftanın belirli günlerinde, yerli üreticiler ürünlerini sergilerler," diye açıkladı. "İnsanlar da yerli malı kullanmanın önemini hatırlar, yerli ürünleri tercih ederler. Böylece hem kendi esnafımızı destekleriz hem de paramız ülkemizde kalır." Defne, yaşlı adamın anlattıklarını dikkatle dinledi. O zamanlar yerli malı kullanmanın, vatanseverlik ve dayanışma ile yakından ilişkili olduğunu anladı. Pazaryerinde dolaşırken, Defne, bir grup çocuğun oyun oynadığını gördü. Çocuklar, tahtadan yapılmış topaçlar çeviriyor, bez bebeklerle oynuyor, kendi yaptıkları uçurtmaları uçuruyorlardı. Defne, onlara katıldı ve oyunlarına ortak oldu. Çocuklar, Defne'ye kendi yaptıkları oyuncakları ve oyunları anlattılar. Defne, onların yaratıcılığına ve becerikliliğine hayran kaldı. Akşam olduğunda, Defne, misafirperver bir ailenin evinde konuk edildi. Aile, ona yöresel yemekler ikram etti. Yemekler, Defne'nin daha önce hiç tatmadığı kadar lezzetliydi. Aile, ona kendi ürettikleri sebzeleri, meyveleri ve tahılları anlattı. Defne, o gece, yerli malı kullanmanın sadece ekonomik değil, aynı zamanda sağlıklı ve doğal bir yaşam tarzı olduğunu da anladı. Bölüm 3: Cumhuriyet Döneminde Yerli Malı (1500 kelime) Defne, zaman yolculuğu cihazını kullanarak bu sefer Cumhuriyet dönemine gitti. Kendini modern bir şehirde buldu. Sokaklarda arabalar, binalar ve şık giyimli insanlar vardı. Bir okulun bahçesinde, Yerli Malı Haftası kutlaması vardı. Öğrenciler, ellerinde Türk bayrakları ile şarkılar söylüyor, şiirler okuyor ve oyunlar oynuyorlardı. Defne, onlara katıldı ve coşkuyla kutlamaya eşlik etti. Bir öğretmen, Defne'ye yaklaştı ve "Hoş geldin," dedi. "Sen de mi Yerli Malı Haftası'nı kutlamaya geldin?" Defne, "Evet," dedi. "Hem de çok uzaklardan." Öğretmen gülümsedi. "O halde," dedi, "gel seninle sergimizi gezelim." Defne, öğretmenle birlikte sınıfları gezdi. Sınıflarda, öğrencilerin yaptığı yerli malı ürünleri sergileniyordu. Resimler, el işleri, maketler, deneyler... Defne, çocukların yaratıcılığına ve yeteneklerine hayran kaldı. Bir sınıfta, öğrenciler yerli malı ile ilgili bir oyun oynuyorlardı. Oyunda, öğrenciler, yerli malı ürünleri tanımaya ve özelliklerini anlatmaya çalışıyorlardı. Defne de oyuna katıldı ve bildiklerini paylaştı. Başka bir sınıfta, öğrenciler yerli malı ile ilgili şarkılar söylüyorlardı. Defne, şarkıların sözlerine dikkatle kulak verdi. Şarkılarda, yerli malı kullanmanın önemi, ülkemizin kalkınması ve bağımsızlığı vurgulanıyordu. Defne, Cumhuriyet döneminde yerli malı haftasının, milli birlik ve beraberlik duygusunu güçlendirmek, ülke ekonomisine destek olmak ve yerli üretimi teşvik etmek amacıyla kutlandığını anladı. Okuldan ayrılırken, Defne, bir grup öğrencinin sokakta yürüyüş yaptığını gördü. Öğrenciler, ellerinde "Yerli Malı Yurdun Malı, Herkes Onu Kullanmalı" yazılı pankartlar taşıyorlardı. Defne, onlara katıldı ve sloganlar atarak yürüdü. O gün, Defne, yerli malı haftasının sadece bir kutlama değil, aynı zamanda bir bilinçlendirme ve eğitim faaliyeti olduğunu anladı. Bölüm 4: Günümüzde Yerli Malı ve Defne'nin Kararı (1000 kelime) Defne, zaman yolculuğu cihazını kullanarak kendi zamanına geri döndü. Artık yerli malı haftasına bakış açısı tamamen değişmişti. Geçmişte yaptığı yolculuklar, ona yerli malı kullanmanın önemini, tarihsel ve kültürel boyutunu derinlemesine anlama fırsatı vermişti. Okuldaki Yerli Malı Haftası etkinliklerine katılırken, artık daha bilinçli ve ilgiliydi. Öğretmeninin anlattıklarını can kulağıyla dinliyor, arkadaşlarıyla yerli malı hakkında sohbet ediyor, kendi yaptığı yerli malı ürünleri gururla sergiliyordu. Defne, sadece okulda değil, günlük hayatında da yerli malı kullanmaya özen göstermeye başladı. Alışveriş yaparken yerli üretim ürünleri tercih ediyor, ailesine ve arkadaşlarına da yerli malı kullanmanın önemini anlatıyordu. Artık Defne, yerli malı haftasının sadece bir hafta değil, her zaman hatırlanması ve uygulanması gereken bir ilke olduğunu biliyordu. Yerli malı kullanmanın, ülkesine, milletine ve kendisine yaptığı bir yatırım olduğunu anlamıştı. Defne, zaman yolculuğu macerasını ve öğrendiklerini bir deftere yazdı. Bu defteri, ileride kendi çocuklarına ve torunlarına bırakmayı düşündü. Çünkü biliyordu ki, yerli malı bilinci, nesilden nesile aktarılması gereken önemli bir mirasti.