Loading...

Rol de la agricultura en Galápagos
Quiz by Flora Alvarez
Customize this quiz to suit your class
Instantly translate to 100+ languages
Tag the questions with any skills you have. Your dashboard will track each student's mastery of each skill.
¿Cuál es el rol de la Agricultura y Ganadería en Galápgos?
Fomenta especies invasoras
Contribuye al cambio climático
La Seguridad Alimentaria
Aumenta la migración del campo a la ciudad
¿Cuál de las siguientes frutas producción de frutas es excesiva en Galápagos?
Guayaba
Naranja
Maracuyá
Papaya
¿Cuál es el rol de la Agricultura y Ganadería en Galápgos?
¿Cuál de las siguientes frutas producción de frutas es excesiva en Galápagos?
Give this quiz to my class
Rol de la mujer en la globalizacion
Spanish Subjunctive Quiz Grammar (20 questions) Espero que tú _____ (venir) a la fiesta esta noche. A. vienes B. vengas C. viniste D. vendrías Dudo que ellos lo _____ (haber / ver). A. han visto B. hayan visto C. vean D. verán No creíamos que ella _____ (decir) la verdad. A. diga B. dijera C. dijo D. dirá Es importante que nosotros _____ (terminar) el trabajo hoy. A. terminamos B. termináramos C. terminemos D. hemos terminado Mis padres querían que yo _____ (estudiar) medicina. A. estudio B. estudié C. estudiara D. estudiaré Me alegra que tú _____ (conseguir) el trabajo. A. consigues B. hayas conseguido C. conseguías D. conseguiste Te llamaré tan pronto como _____ (llegar) a casa. A. llego B. llegué C. llegue D. llegaría Buscábamos una casa que _____ (tener) patio grande. A. tiene B. tuviera C. tuvo D. tenga Era dudoso que Marta lo _____ (saber). A. sepa B. sabía C. supiera D. sabe Es posible que nosotros ya _____ (terminar) el proyecto. A. terminamos B. terminábamos C. hayamos terminado D. habíamos terminado Aunque él _____ (ser) simpático, no le confío. A. es B. sea C. fue D. fuera No hay nadie que _____ (conocer) al director. A. conoce B. conoció C. conozca D. conocía Ojalá que ellos _____ (poder) venir mañana. A. puedan B. pueden C. pudieran D. pudieron Me molesta que tú no me _____ (escuchar). A. escuchas B. escuchaste C. escuches D. escucharas Mis amigos me pidieron que _____ (hacer) una presentación. A. hice B. haga C. hiciera D. hacía No pensamos que tú lo _____ (haber / ver) antes. A. hayas visto B. has visto C. veas D. vieras Es mejor que tú no lo _____ (decir). A. digas B. dices C. dijiste D. dijeras Yo quería un coche que _____ (ser) más económico. A. es B. fue C. fuera D. sea Recomiendo que ustedes _____ (leer) este libro. A. leen B. leyeran C. lean D. leyeron Era cierto que ellos _____ (vivir) en Chile. A. vivan B. vivieron C. vivieran D. viven Uruguayan Culture (5 questions) ¿Quiénes son los "gauchos" en la cultura uruguaya? A. Campesinos que cultivan arroz B. Pescadores tradicionales C. Vaqueros que trabajan en el campo D. Artesanos de cerámica ¿Qué comida es típica de una reunión familiar uruguaya al aire libre? A. Empanadas B. Asado C. Paella D. Ceviche ¿Cuál es una característica tradicional del rol de la familia en Uruguay? A. Las familias suelen ser pequeñas y distantes B. La familia extensa suele vivir junta o cerca C. El matrimonio no es común D. Los hijos se van de casa muy jóvenes En Uruguay, ¿cómo han cambiado tradicionalmente los roles de género? A. Las mujeres aún no tienen derecho al voto B. Las mujeres participan cada vez más en la educación y el trabajo profesional C. Los hombres son los únicos responsables del hogar D. Las mujeres no pueden trabajar fuera del hogar ¿Qué representa el asado en la cultura uruguaya? A. Una comida diaria rápida B. Un evento de negocios C. Una tradición social y familiar importante D. Una comida extranjera importada
Toma el rol de un experto en ciencias sociales 2 en el tema unidad 1 con mas de 50 años de experiencia en DGETI SEMS SEP y las preguntas que sean cortas con menos de 20 palabras
Jocuri de rol muzical și improvizație - Starter Quiz
H4. Rol van de overheid
Gemini ile sohbet 2. Sınıf düzeyinde masal Taslakları göster 2. Sınıf Düzeyinde Bir Masal: Minik Ayı ve Bal Kavanozu Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde... Derin, karanlık bir ormanın ortasında minik bir ayı yaşarmış. Adı Balıydı. Balı, ormanın en tatlı meyvelerini sever, özellikle de balı çok severmiş. Bir gün, annesi ona kocaman bir bal kavanozu getirmiş. Balı sevinçten havalara sıçramış. Hemen kaşıkla bal kavanozuna dalmış. Ama kavanoz o kadar büyükmüş ki, Balı ne kadar yeseymiş doymuyormuş. “Bütün bu balı yalnız başıma nasıl bitireceğim?” diye düşünmüş Balı. Tam o sırada, ormanın en çevik sincabı Çıtır, Balı'nın yanına gelmiş. Çıtır, Balı'nın bal kavanozunu görünce gözleri parlamış. "Balı, o kocaman kavanozu yalnız başına bitiremezsin. Benimle paylaşır mısın?" demiş Çıtır. Balı, Çıtır'ın bu teklifine çok sevinmiş. İkisi birlikte bal kavanozunu paylaşmışlar. Balı, bal yerken Çıtır da fındıklarını Balı'ya ikram etmiş. O günden sonra Balı ve Çıtır en iyi arkadaş olmuşlar. Birlikte oyunlar oynamışlar, ormanda maceralar yaşamışlar. Balı, bal kavanozunu paylaşmanın ne kadar güzel olduğunu anlamış. Artık her zaman arkadaşlarıyla paylaşmayı öğrenmişti. Masalın Öğüdü: Paylaşmak güzeldir. Paylaştıkça çoğalır. Bu masalı daha da eğlenceli hale getirmek için: Seslendirme: Masalı seslendirerek çocukların dikkatini çekebilirsiniz. Resimler: Masalı anlatırken görsel materyaller kullanabilirsiniz. Sorular: Masalın sonunda çocuklara sorular sorarak anladıklarını pekiştirebilirsiniz. Örneğin, "Balı neden sevinmişti?", "Çıtır neden balı paylaşmak istemişti?", "Bu masaldan ne öğrendik?" gibi sorular sorabilirsiniz. Rol Oynama: Çocuklarla birlikte masalı canlandırabilirsiniz. Bu masal, 2. sınıf öğrencilerine paylaşma, arkadaşlık ve mutluluk kavramlarını eğlenceli bir şekilde öğretmeyi amaçlamaktadır. Başka bir masal mı istersiniz? Örneğin, hayvanlar, doğa, sayılar veya harfler üzerine odaklanan bir masal olabilir. Üçer ritmik sayma ile masal Taslakları göster Üçer Üçer Sayarak Bir Masal Minik Tavşan ve Renkli Yumurtalar Varmış, yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, sevimli bir tavşan yaşarmış. Adı Pamuk'muş. Pamuk, Paskalya'ya çok az kalmışken renkli yumurtalar toplamak için ormana gitmiş. Ormanın en güzel çiçeklerinin arasında zıplayarak ilerlerken, "Bir, iki, üç!" diye sayarak ilk renkli yumurtayı bulmuş. Mor rengindeydi ve üzerinde sevimli bir tavşan resmi vardı. Çok sevinmiş Pamuk! "Dört, beş, altı!" diye sayarak bu sefer mavi bir yumurta bulmuş. Üzerinde ise parlak yıldızlar vardı. Pamuk, bulduğu her yumurta için zıplayıp sevinç çığlıkları atıyormuş. "Yedi, sekiz, dokuz!" diye sayarken kırmızı bir yumurta bulmuş. Üzerinde ise büyük bir havuç resmi vardı. Pamuk'ın en sevdiği yiyecek! Ormanda dolaşmaya devam etmiş Pamuk. "On bir, on iki, on üç..." diye sayarken sarı bir yumurta bulmuş. Üzerinde ise güneş resmi vardı. Pamuk, bu kadar çok renkli yumurta topladığı için çok mutlu olmuş. Eve döndüğünde annesine göstermiş tüm yumurtaları. Annesi de çok sevinmiş ve Pamuk'u öpmüş. O gece, Pamuk renkli yumurtaları yatağının yanına dizmiş ve uykuya dalmış. Masalımızın Öğüdü: Sayılarla oynamak ve nesneleri saymak hem eğlenceli hem de öğretici! Bu masalı daha eğlenceli hale getirmek için: Üçer üçer sayma: Çocuklarla birlikte masalı okurken yumurtaları buldukça üçer üçer sayabilirsiniz. Renkleri öğrenme: Her yumurtanın rengini söyleyerek çocuklara renkleri öğretebilirsiniz. Resim çizme: Çocuklara yumurtaların üzerindeki resimleri çizmelerini isteyebilirsiniz. Oyun oynama: Renkli yumurtalarla saklambaç veya toplama oyunları oynayabilirsiniz. Bu masal, 2. sınıf öğrencilerine üçer üçer saymayı, renkleri ve Paskalya gibi özel günleri eğlenceli bir şekilde öğretmeyi amaçlamaktadır. Başka bir masal mı istersiniz? Örneğin, bir ormanda kaybolan bir kuşun macerası veya bir bahçedeki çiçeklerin büyüme hikayesi gibi farklı konularda masallar anlatabilirim. 3'er ritmik sayma masal Taslakları göster Üçer Üçer Sayan Minik Kurt Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde... Derin, karanlık bir ormanda minik bir kurt yaşarmış. Adı Aslan'mış ama minicik olduğu için ona hep Minik Aslan derlermiş. Minik Aslan, her gün avlanmak için ormanda dolaşırmış. Bir gün, ormanın en büyük ağacının altında kocaman bir sepet bulmuş. Sepetin içinde de parlak kırmızı elmalar varmış! Minik Aslan çok sevinmiş. "Bir, iki, üç!" diye sayarak ilk elmayı almış. "Dört, beş, altı!" diye sayarak ikinci elmayı almış. "Yedi, sekiz, dokuz!" diye sayarak üçüncü elmayı almış. Minik Aslan, sepetten üçer üçer elma alarak saymaya devam etmiş. "On, on bir, on iki... on yedi, on sekiz, on dokuz!" derken sepet boşalmış. O kadar çok elma toplamış ki, hepsini birden taşıyamazmış. O zaman akıllı bir fikir bulmuş. Ormanın diğer hayvanlarına da elma dağıtmaya karar vermiş. "Tavşan kardeş, üç elma sana!" demiş. "Sincap kardeş, üç elma sana!" diye devam etmiş. Ormanın tüm hayvanlarına eşit şekilde elma dağıtmış. O günden sonra Minik Aslan, her bulduğu şeyi üçer üçer saymaya başlamış. Çam kozalağı toplarken, meşe palamudu toplarken hep üçer üçer sayarmış. Böylece hem eğlenmiş hem de sayıları daha iyi öğrenmiş. Masalımızın Öğüdü: Üçer üçer saymak hem eğlenceli hem de faydalı! Bu masalı daha eğlenceli hale getirmek için: Seslendirme: Masalı seslendirerek çocukların dikkatini çekebilirsiniz. Resimler: Masalı anlatırken görsel materyaller kullanabilirsiniz. Hareketler: Minik Aslan'ın elma sayarken yaptığı hareketleri taklit edebilirsiniz. Oyun: Çocuklarla birlikte elma sayma oyunu oynayabilirsiniz. Bu masal, 2. sınıf öğrencilerine üçer üçer saymayı eğlenceli bir şekilde öğretmeyi amaçlamaktadır. Başka bir masal mı istersiniz? Örneğin, bir ormanda kaybolan bir kuşun macerası veya bir bahçedeki çiçeklerin büyüme hikayesi gibi farklı konularda masallar anlatabilirim. 2. Sınıf uzaylı masal Taslakları göster Uzaylı Minik ve Dünya Macerası Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzak bir gezegende minik bir uzaylı yaşarmış. Adı Minik'miş. Minik, gezegeninde sıkılmış, yeni yerler görmek istiyormuş. Bir gün, babasının eski uzay gemisini bulmuş ve gizlice Dünya'ya gitmeye karar vermiş. Uzay gemisine binip Dünya'ya doğru yola çıkmış Minik. Dünya'ya vardığında, her şey çok farklıymış. Gökyüzünde uçan kuşlar, okyanuslarda yüzen balıklar ve rengarenk çiçeklerle dolu ormanlar görmüş. Şaşkınlıkla etrafına bakınırken, bir anda bir kediyle karşılaşmış. Kedi, Minik'i merakla süzmüş. Minik de kediyi. Bir süre birbirlerine baktıktan sonra, kedi miyavlayarak Minik'e doğru yaklaşmış. Minik de kediye elini uzatmış. İnanılmaz! Kedi, Minik'in elini burnuyla koklamış ve sonra arkadaşça mırlamış. Minik, Dünya'da çok eğlenmiş. Kediyle oyunlar oynamış, ağaçlara tırmanmış, denizde yüzmüş. Bir gün, bir de kelebek görmüş. Kelebek, rengarenk kanatlarıyla Minik'in etrafında uçuşmuş. Minik, kelebeğin güzelliğine hayran kalmış. Günler hızla geçmiş. Minik, Dünya'da çok mutluymuş ama özlemi de artmaya başlamış. Bir akşam, uzay gemisine binerek gezegenine dönmeye karar vermiş. Dünya'dan ayrılırken, kedi ve kelebeğe el sallamış. Gezegenine döndüğünde, ailesine Dünya'daki maceralarını anlatmış. Onlar da Minik'in anlattıklarına çok şaşırmış ve mutlu olmuş. Minik, Dünya'da öğrendiği her şeyi arkadaşlarına anlatmış. O günden sonra, Minik'in gezegeninde Dünya hakkında birçok şey öğrenilmiş.
Maak 'n 10 vraag quiz oor die volgende: 1. **B.F. Skinner (Behaviorisme):** Skinner se operante kondisioneringsteorie beklemtoon die rol van versterking en straf in die vorming van gedrag. In die konteks van huistaalontwikkeling kan ouers positiewe versterking, soos lof en aanmoediging, gebruik om taalvaardighede te versterk. Byvoorbeeld, om 'n kind te prys vir die gebruik van nuwe woorde of die vorming van sinne kan bydra tot die versterking van taalverwerwing. 2. **Ivan Pavlov (Behaviorisme):** Pavlov se klassieke kondisioneringsteorie fokus op die verband tussen stimuli en reaksies. In die huislike omgewing kan konsekwente blootstelling aan taalryke stimuli, soos om boeke te lees of gesprekke te voer, help om positiewe assosiasies met taal te skep. Dit kan bydra tot die ontwikkeling van 'n kind se taalvaardighede deur herhaalde blootstelling aan linguistiese stimuli. 3. **Jean Piaget (Kognitivisme en Konstruktivisme):** Piaget se kognitiewe ontwikkelingsteorie beklemtoon stadiums van intellektuele groei by kinders. In die huis kan ouers Piaget se idees toepas deur ouderdomsgepaste aktiwiteite en taalervarings te verskaf wat ooreenstem met 'n kind se kognitiewe stadium. Daarbenewens dui Piaget se konstruktivistiese perspektief daarop dat kinders hul begrip van taal aktief opbou deur interaksie en verkenning binne hul huislike omgewing. 4. **Lev Vygotsky (Kognitivisme en Konstruktivisme):** Vygotsky se sosiokulturele teorie beklemtoon die sosiale aard van leer en die belangrikheid van sosiale interaksies. In 'n huislike omgewing kan ouers 'n deurslaggewende rol in taalontwikkeling speel deur aan gesprekke, storievertelling en ander taalryke interaksies deel te neem. Die sone van proksimale ontwikkeling (ZPD) konsep dui daarop dat taalleer die doeltreffendste is wanneer dit binne 'n kind se ontwikkelingsgebied plaasvind, met ondersteuning van meer kundige individue, soos ouers. 5. **Jerome Bruner (Kognitivisme en Konstruktivisme):** Bruner se konstruktivistiese teorie beklemtoon die rol van aktiewe leer en ontdekking. In die huis kan ouers taalontwikkeling fasiliteer deur 'n omgewing te skep wat verkenning, gesprek en praktiese ervarings aanmoedig. Bruner se spiraalkurrikulumkonsep stel ook voor dat taalonderwerpe oor tyd herbesoek en uitgebrei word, wat bydra tot 'n kind se dieper begrip en bemeestering van taalvaardighede. 6. **Abraham Maslow (Humanisme):** Maslow se hiërargie van behoeftes identifiseer die belangrikheid daarvan om basiese behoeftes te vervul voor hoërvlakbehoeftes, insluitend selfaktualisering. In die huis spreek die verskaffing van 'n ondersteunende en koesterende omgewing 'n kind se basiese emosionele behoeftes aan, wat 'n gevoel van veiligheid bevorder wat bevorderlik is vir taalontwikkeling. Maslow se beginsels beklemtoon die belangrikheid daarvan om 'n positiewe en emosioneel veilige huislike omgewing vir optimale taalonderrig te skep. 7. **Carl Rogers (Humanisme):** Rogers se persoongesentreerde benadering beklemtoon empatie, egtheid en onvoorwaardelike positiewe agting. In die huis kan die toepassing van hierdie beginsels op kommunikasie 'n veilige ruimte skep vir kinders om hulself uit te druk. Ouers wat 'n kliëntgesentreerde kommunikasiestyl aanneem, kan gesonde taalontwikkeling bevorder deur oop dialoog aan te moedig en 'n positiewe houding teenoor taaluitdrukking te bevorder. 8. **George Siemens (Konnektivisme):** Siemens se konnektivismeteorie fokus op die belangrikheid van netwerke en verbintenisse in leer. In 'n tuisomgewing kan die benutting van tegnologie en sosiale netwerke kinders blootstel aan uiteenlopende taalinsette en -ervarings. Konnektivisme moedig die verkenning van verskeie hulpbronne aan, insluitend aanlyn taalmateriaal en interaktiewe taalleerhulpmiddels, om 'n kind se taalvaardighede te verbeter. 9. **Albert Bandura (Sosiale Leer):** Bandura se sosiale leerteorie beklemtoon die rol van waarneming en nabootsing in leer. In die huis leer kinders taal deur hul ouers en versorgers waar te neem en na te boots. Die modellering van behoorlike taalgebruik, gesprekvoering en die skep van 'n taalryke atmosfeer tuis dra by tot die sosiale aanleer van taalvaardighede. 10. **Howard Gardner (Multiple Intelligences):** Gardner se teorie van veelvuldige intelligensies dui daarop dat individue verskillende maniere het om intelligensie te leer en uit te druk. In die huis kan die erkenning en koestering van verskeie taalintelligensies, soos verbale-linguistiese of interpersoonlike intelligensies, 'n kind se unieke taalontwikkeling ondersteun. Die verskaffing van uiteenlopende taalervarings, soos storievertelling, drama of musiek, kan voorsiening maak vir verskillende taalkundige sterkpunte.
ROL- TYPES OF MOTION