
Yeni Nesil Öğretim Yöntem ve Teknikleri
Quiz by Dr. M. Emir Rüzgar
Customize this quiz to suit your class
Instantly translate to 100+ languages
Tag the questions with any skills you have. Your dashboard will track each student's mastery of each skill.
Give this quiz to my class
Aşağıdakilerden hangisi yeni nesil yöntem ve tekniklerinin var olma nedenlerinden biri değildir?
Yeni kuşağın mevcut yöntem ve teknikleri sıkıcı bulması
Yeni kuşağın dikkat sürelerinin kısa olması
Yeni kuşağın çoklu işlem yapması
Yeni kuşağın eğlence algılarının farklı olması
Hangisi yeni nesil yöntem ve tekniklerden biri değildir?
Altı Şapkalı Düşünme Tekniği
Oyun Tabanlı Öğrenme
Ters Yüz Sınıf Modeli
Oyunlaştırma
Aşağıdakilerden hangisi yeni nesil yöntem ve tekniklerinin var olma nedenlerinden biri değildir?
Hangisi yeni nesil yöntem ve tekniklerden biri değildir?
Her oyun, tüm öğrenenler ve tüm öğrenme çıktıları için uygun değildir
Aşağıda verilen yeni nesil öğretim yöntem ve tekniklerini yanlarında verilen açıklamalarla eşleştiriniz.
Günlük yaşamımızda çevremizdekileri motive etmek, ilgilerini çekmek, eğlendirmek veya söylediğimiz şeyleri yapmalarını sağlamak için zaten yaptığımız bir yeni nesil yöntem türü.
Yeni nesi problemler
Saygı Adası Bölüm 1: Gizemli Ada Aslı, on yaşında, hayalleri ve merakıyla dopdolu bir kız çocuğuydu. Kitap okumayı, yeni şeyler keşfetmeyi ve hayal kurmayı çok severdi. Bir gün, ailesiyle birlikte yaz tatilinde Ege kıyılarına doğru yola çıktılar. Mavinin her tonunu barındıran deniz, Aslı'yı büyülüyordu. Geminin güvertesinde durmuş, martıların özgürce uçuşunu izlerken, birden gökyüzü karardı. Şiddetli bir fırtına çıktı. Dalgalar yükseldi, gemi sağa sola savrulmaya başladı. Aslı korkudan titriyordu. Fırtına bütün gece sürdü. Sabah olduğunda, fırtına dinmişti. Aslı, güverteye çıktı ve gözlerine inanamadı. Karşılarında yemyeşil bir ada duruyordu. Gemileri, fırtınada rotasından sapmış ve bu gizemli adaya ulaşmıştı. Adanın kumsalı bembeyazdı, palmiyeler gökyüzüne uzanıyor, rengarenk çiçekler etrafı süslüyordu. Aslı, bu tropikal cenneti keşfetmek için sabırsızlanıyordu. Ailesiyle birlikte adaya çıktılar. Kumsalda yürürken, Aslı birden tuhaf bir ses duydu. "Merhaba!" dedi ses. Aslı, etrafına bakındı ama kimseyi göremedi. Ses tekrarladı: "Merhaba! Aşağı bak!" Aslı, şaşkınlıkla ayaklarının dibine baktı. Küçük, yeşil bir kaplumbağa ona gülümsüyordu. "Sen konuşabiliyor musun?" diye sordu Aslı şaşkınlıkla. "Elbette konuşabiliyorum," dedi kaplumbağa. "Benim adım Çınar. Bu adaya hoş geldiniz. Burası Saygı Adası." Aslı, heyecanla etrafına bakındı. "Saygı Adası mı?" diye tekrarladı. "Ne kadar ilginç bir isim!" Çınar, "Evet," dedi. "Bu adada yaşayan herkes birbirine ve doğaya saygı gösterir. Saygı, burada en önemli kuraldır." Aslı, adada konuşan hayvanlarla dolu olduğunu fark etti. Bir papağan ona meyve ikram etti, bir maymun ona yol gösterdi, bir sincap onunla oyun oynamak istedi. Aslı, bu sıra dışı adaya ve dost canlısı hayvanlara hayran kalmıştı. Akşam olduğunda, Aslı ve ailesi, kumsalda ateş yakıp yemek yediler. Çınar ve diğer hayvanlar da onlara katıldı. Aslı, hayvanlardan adanın tarihini ve saygının önemini dinledi. Hayvanlar, ona saygılı davranışların adada nasıl sihirli bir etki yarattığını anlattılar. Aslı, o gece uyumadan önce, Saygı Adası'nda geçirdiği bu inanılmaz günü düşündü. Bu ada, ona saygı hakkında çok şey öğretecek gibiydi. Bölüm 2: Saygı Dersleri Aslı, Saygı Adası'nda geçirdiği her gün yeni bir şey öğreniyordu. Çınar ve diğer hayvanlar, ona saygının farklı yönlerini gösteriyorlardı. Bir gün, Çınar, Aslı'yı ormanın derinliklerine götürdü. Orada, yaşlı ve bilge bir baykuşla karşılaştılar. Baykuşun adı Bilge'ydi. Bilge, Aslı'ya kendine saygı duymanın önemini anlattı. "Kendine saygı duymak," dedi Bilge, "kendi değerini bilmek, kendine güvenmek ve kendini sevmek demektir. Kendine saygı duyduğunda, başkalarının da sana saygı duymasını sağlarsın." Aslı, Bilge'nin sözlerini dikkatle dinledi. Kendine saygı duymanın, güçlü ve mutlu olmak için ne kadar önemli olduğunu anladı. Başka bir gün, Aslı, adanın en hızlı koşucusu olan bir çitayla tanıştı. Çitanın adı Şimşek'ti. Şimşek, Aslı'ya başkalarına saygı duymanın önemini anlattı. "Başkalarına saygı duymak," dedi Şimşek, "onların fikirlerine, duygularına ve farklılıklarına değer vermek demektir. Herkesin farklı olduğunu ve herkesin saygıyı hak ettiğini unutmamalısın." Aslı, Şimşek'in sözlerini düşündü. Arkadaşlarına, ailesine, öğretmenlerine ve hatta tanımadığı insanlara karşı nasıl saygılı davranması gerektiğini anladı. Aslı, adadaki hayvanlardan doğaya saygı duymayı da öğrendi. Çiçekleri koparmamayı, ağaçlara zarar vermemeyi, hayvanları rahatsız etmemeyi öğrendi. Doğanın, tüm canlılar için önemli olduğunu ve korunması gerektiğini anladı. Aslı, Saygı Adası'nda geçirdiği her gün, saygılı davranışlar sergiledi. Hayvanlara yardım etti, onların sözlerini dinledi, onlarla oyun oynadı. Saygılı davrandıkça, adadaki hayvanlar ona daha çok sevgi gösterdi. Aslı, saygının insanları bir araya getiren ve mutlu eden bir güç olduğunu anladı. Bölüm 3: Ada Sınavı Aslı, Saygı Adası'nda haftalar geçirmişti. Artık adaya ve hayvanlara alışmıştı. Onları çok seviyor ve onlardan ayrılmak istemiyordu. Ancak bir gün, Çınar ona önemli bir şey söyledi. "Aslı," dedi Çınar, "Saygı Adası'ndan ayrılma zamanın geldi." Aslı, bu sözlere çok üzüldü. "Ama ben burada kalmak istiyorum," dedi. Çınar, "Biliyorum Aslı," dedi. "Ama burası senin gerçek evin değil. Aileni ve arkadaşlarını özlemiş olmalısın. Ayrıca, burada öğrendiklerini gerçek dünyada da uygulamalısın." Aslı, Çınar'ın haklı olduğunu biliyordu. Ama yine de adadan ayrılmak ona zor geliyordu. "Endişelenme Aslı," dedi Çınar. "Saygı Adası'ndan ayrılmadan önce, bir sınavdan geçmen gerekiyor. Bu sınavı geçersen, sana sihirli bir hediye vereceğiz." Aslı, sınavı duyduğunda heyecanlandı. "Ne sınavı?" diye sordu merakla. "Saygı Sınavı," dedi Çınar. "Bu sınavda, gerçek hayatta karşılaşabileceğin saygıyla ilgili zorluklarla karşı karşıya kalacaksın. Eğer bu zorlukları saygılı bir şekilde aşabilirsen, sınavı geçersin." Aslı, sınava hazır olduğunu söyledi. Çınar, onu ormanın ortasındaki bir açıklığa götürdü. Açıklıkta, farklı hayvanlar bekliyordu. Her hayvan, Aslı'ya farklı bir zorluk sunacaktı. İlk zorluğu, Bilge sordu. Bilge, Aslı'ya kendisine hakaret eden bir çocuğa nasıl tepki vereceğini sordu. Aslı, Bilge'nin öğrettiği gibi, kendine saygı duyarak ve sakin bir şekilde cevap verdi. İkinci zorluğu, Şimşek sordu. Şimşek, Aslı'ya fikirlerine katılmadığı bir arkadaşına nasıl davranması gerektiğini sordu. Aslı, Şimşek'in öğrettiği gibi, arkadaşının fikirlerine saygı duyarak ve onu incitmeden kendi fikrini söyledi. Diğer hayvanlar da Aslı'ya farklı zorluklar sundular. Aslı, her zorluğu Saygı Adası'nda öğrendiklerini kullanarak aştı. Sonunda, tüm hayvanlar Aslı'nın sınavı geçtiğini kabul ettiler. Çınar, Aslı'ya yaklaştı ve ona küçük bir kutu uzattı. "Aslı," dedi, "Saygı Sınavı'nı başarıyla tamamladın. Bu, senin hediyen." Aslı, kutuyu açtı. İçinde, parlak bir madalya vardı. Madalyanın üzerinde "Saygı Elçisi" yazıyordu. "Bu madalya," dedi Çınar, "saygılı bir insan olduğunu gösteriyor. Nereye gidersen git, bu madalyayı taşı ve saygıyı yaymaya devam et." Aslı, madalyayı boynuna taktı ve Çınar'a sarıldı. Saygı Adası'ndan ayrılmak üzücü olsa da, öğrendiklerini asla unutmayacaktı. Bölüm 4: Eve Dönüş Ertesi gün, Aslı ve ailesi, kurtarma ekipleri tarafından bulundu. Gemiye bindiklerinde, Aslı arkasına baktı ve Saygı Adası'na el salladı. Hayvan dostlarını ve öğrendiği değerleri asla unutmayacaktı. Eve döndüklerinde, Aslı, Saygı Adası'nda öğrendiklerini uygulamaya başladı. Ailesine, arkadaşlarına, öğretmenlerine ve hatta tanımadığı insanlara karşı daha saygılı davranıyordu. Onların fikirlerine değer veriyor, onlara yardım ediyor, onları incitmekten kaçınıyordu. Aslı, doğaya karşı da daha saygılı davranıyordu. Çiçekleri koparmıyor, ağaçlara zarar vermiyor, çöplerini yere atmıyordu. Doğanın güzelliğini ve önemini koruyordu. Aslı'nın saygılı davranışları, etrafındaki insanları da etkiledi. Arkadaşları, onun gibi saygılı olmaya çalıştılar. Ailesi, onunla gurur duydu. Öğretmenleri, onu örnek gösterdi. Aslı, Saygı Elçisi madalyasını her zaman boynunda taşıdı. Bu madalya, ona saygının önemini hatırlatıyordu. Aslı, saygının dünyayı daha güzel bir yer yaptığını biliyordu. Ve o, bu güzelliği yaymak için elinden geleni yapacaktı.
Gemini ile sohbet 2. Sınıf düzeyinde masal Taslakları göster 2. Sınıf Düzeyinde Bir Masal: Minik Ayı ve Bal Kavanozu Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde... Derin, karanlık bir ormanın ortasında minik bir ayı yaşarmış. Adı Balıydı. Balı, ormanın en tatlı meyvelerini sever, özellikle de balı çok severmiş. Bir gün, annesi ona kocaman bir bal kavanozu getirmiş. Balı sevinçten havalara sıçramış. Hemen kaşıkla bal kavanozuna dalmış. Ama kavanoz o kadar büyükmüş ki, Balı ne kadar yeseymiş doymuyormuş. “Bütün bu balı yalnız başıma nasıl bitireceğim?” diye düşünmüş Balı. Tam o sırada, ormanın en çevik sincabı Çıtır, Balı'nın yanına gelmiş. Çıtır, Balı'nın bal kavanozunu görünce gözleri parlamış. "Balı, o kocaman kavanozu yalnız başına bitiremezsin. Benimle paylaşır mısın?" demiş Çıtır. Balı, Çıtır'ın bu teklifine çok sevinmiş. İkisi birlikte bal kavanozunu paylaşmışlar. Balı, bal yerken Çıtır da fındıklarını Balı'ya ikram etmiş. O günden sonra Balı ve Çıtır en iyi arkadaş olmuşlar. Birlikte oyunlar oynamışlar, ormanda maceralar yaşamışlar. Balı, bal kavanozunu paylaşmanın ne kadar güzel olduğunu anlamış. Artık her zaman arkadaşlarıyla paylaşmayı öğrenmişti. Masalın Öğüdü: Paylaşmak güzeldir. Paylaştıkça çoğalır. Bu masalı daha da eğlenceli hale getirmek için: Seslendirme: Masalı seslendirerek çocukların dikkatini çekebilirsiniz. Resimler: Masalı anlatırken görsel materyaller kullanabilirsiniz. Sorular: Masalın sonunda çocuklara sorular sorarak anladıklarını pekiştirebilirsiniz. Örneğin, "Balı neden sevinmişti?", "Çıtır neden balı paylaşmak istemişti?", "Bu masaldan ne öğrendik?" gibi sorular sorabilirsiniz. Rol Oynama: Çocuklarla birlikte masalı canlandırabilirsiniz. Bu masal, 2. sınıf öğrencilerine paylaşma, arkadaşlık ve mutluluk kavramlarını eğlenceli bir şekilde öğretmeyi amaçlamaktadır. Başka bir masal mı istersiniz? Örneğin, hayvanlar, doğa, sayılar veya harfler üzerine odaklanan bir masal olabilir. Üçer ritmik sayma ile masal Taslakları göster Üçer Üçer Sayarak Bir Masal Minik Tavşan ve Renkli Yumurtalar Varmış, yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, sevimli bir tavşan yaşarmış. Adı Pamuk'muş. Pamuk, Paskalya'ya çok az kalmışken renkli yumurtalar toplamak için ormana gitmiş. Ormanın en güzel çiçeklerinin arasında zıplayarak ilerlerken, "Bir, iki, üç!" diye sayarak ilk renkli yumurtayı bulmuş. Mor rengindeydi ve üzerinde sevimli bir tavşan resmi vardı. Çok sevinmiş Pamuk! "Dört, beş, altı!" diye sayarak bu sefer mavi bir yumurta bulmuş. Üzerinde ise parlak yıldızlar vardı. Pamuk, bulduğu her yumurta için zıplayıp sevinç çığlıkları atıyormuş. "Yedi, sekiz, dokuz!" diye sayarken kırmızı bir yumurta bulmuş. Üzerinde ise büyük bir havuç resmi vardı. Pamuk'ın en sevdiği yiyecek! Ormanda dolaşmaya devam etmiş Pamuk. "On bir, on iki, on üç..." diye sayarken sarı bir yumurta bulmuş. Üzerinde ise güneş resmi vardı. Pamuk, bu kadar çok renkli yumurta topladığı için çok mutlu olmuş. Eve döndüğünde annesine göstermiş tüm yumurtaları. Annesi de çok sevinmiş ve Pamuk'u öpmüş. O gece, Pamuk renkli yumurtaları yatağının yanına dizmiş ve uykuya dalmış. Masalımızın Öğüdü: Sayılarla oynamak ve nesneleri saymak hem eğlenceli hem de öğretici! Bu masalı daha eğlenceli hale getirmek için: Üçer üçer sayma: Çocuklarla birlikte masalı okurken yumurtaları buldukça üçer üçer sayabilirsiniz. Renkleri öğrenme: Her yumurtanın rengini söyleyerek çocuklara renkleri öğretebilirsiniz. Resim çizme: Çocuklara yumurtaların üzerindeki resimleri çizmelerini isteyebilirsiniz. Oyun oynama: Renkli yumurtalarla saklambaç veya toplama oyunları oynayabilirsiniz. Bu masal, 2. sınıf öğrencilerine üçer üçer saymayı, renkleri ve Paskalya gibi özel günleri eğlenceli bir şekilde öğretmeyi amaçlamaktadır. Başka bir masal mı istersiniz? Örneğin, bir ormanda kaybolan bir kuşun macerası veya bir bahçedeki çiçeklerin büyüme hikayesi gibi farklı konularda masallar anlatabilirim. 3'er ritmik sayma masal Taslakları göster Üçer Üçer Sayan Minik Kurt Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde... Derin, karanlık bir ormanda minik bir kurt yaşarmış. Adı Aslan'mış ama minicik olduğu için ona hep Minik Aslan derlermiş. Minik Aslan, her gün avlanmak için ormanda dolaşırmış. Bir gün, ormanın en büyük ağacının altında kocaman bir sepet bulmuş. Sepetin içinde de parlak kırmızı elmalar varmış! Minik Aslan çok sevinmiş. "Bir, iki, üç!" diye sayarak ilk elmayı almış. "Dört, beş, altı!" diye sayarak ikinci elmayı almış. "Yedi, sekiz, dokuz!" diye sayarak üçüncü elmayı almış. Minik Aslan, sepetten üçer üçer elma alarak saymaya devam etmiş. "On, on bir, on iki... on yedi, on sekiz, on dokuz!" derken sepet boşalmış. O kadar çok elma toplamış ki, hepsini birden taşıyamazmış. O zaman akıllı bir fikir bulmuş. Ormanın diğer hayvanlarına da elma dağıtmaya karar vermiş. "Tavşan kardeş, üç elma sana!" demiş. "Sincap kardeş, üç elma sana!" diye devam etmiş. Ormanın tüm hayvanlarına eşit şekilde elma dağıtmış. O günden sonra Minik Aslan, her bulduğu şeyi üçer üçer saymaya başlamış. Çam kozalağı toplarken, meşe palamudu toplarken hep üçer üçer sayarmış. Böylece hem eğlenmiş hem de sayıları daha iyi öğrenmiş. Masalımızın Öğüdü: Üçer üçer saymak hem eğlenceli hem de faydalı! Bu masalı daha eğlenceli hale getirmek için: Seslendirme: Masalı seslendirerek çocukların dikkatini çekebilirsiniz. Resimler: Masalı anlatırken görsel materyaller kullanabilirsiniz. Hareketler: Minik Aslan'ın elma sayarken yaptığı hareketleri taklit edebilirsiniz. Oyun: Çocuklarla birlikte elma sayma oyunu oynayabilirsiniz. Bu masal, 2. sınıf öğrencilerine üçer üçer saymayı eğlenceli bir şekilde öğretmeyi amaçlamaktadır. Başka bir masal mı istersiniz? Örneğin, bir ormanda kaybolan bir kuşun macerası veya bir bahçedeki çiçeklerin büyüme hikayesi gibi farklı konularda masallar anlatabilirim. 2. Sınıf uzaylı masal Taslakları göster Uzaylı Minik ve Dünya Macerası Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzak bir gezegende minik bir uzaylı yaşarmış. Adı Minik'miş. Minik, gezegeninde sıkılmış, yeni yerler görmek istiyormuş. Bir gün, babasının eski uzay gemisini bulmuş ve gizlice Dünya'ya gitmeye karar vermiş. Uzay gemisine binip Dünya'ya doğru yola çıkmış Minik. Dünya'ya vardığında, her şey çok farklıymış. Gökyüzünde uçan kuşlar, okyanuslarda yüzen balıklar ve rengarenk çiçeklerle dolu ormanlar görmüş. Şaşkınlıkla etrafına bakınırken, bir anda bir kediyle karşılaşmış. Kedi, Minik'i merakla süzmüş. Minik de kediyi. Bir süre birbirlerine baktıktan sonra, kedi miyavlayarak Minik'e doğru yaklaşmış. Minik de kediye elini uzatmış. İnanılmaz! Kedi, Minik'in elini burnuyla koklamış ve sonra arkadaşça mırlamış. Minik, Dünya'da çok eğlenmiş. Kediyle oyunlar oynamış, ağaçlara tırmanmış, denizde yüzmüş. Bir gün, bir de kelebek görmüş. Kelebek, rengarenk kanatlarıyla Minik'in etrafında uçuşmuş. Minik, kelebeğin güzelliğine hayran kalmış. Günler hızla geçmiş. Minik, Dünya'da çok mutluymuş ama özlemi de artmaya başlamış. Bir akşam, uzay gemisine binerek gezegenine dönmeye karar vermiş. Dünya'dan ayrılırken, kedi ve kelebeğe el sallamış. Gezegenine döndüğünde, ailesine Dünya'daki maceralarını anlatmış. Onlar da Minik'in anlattıklarına çok şaşırmış ve mutlu olmuş. Minik, Dünya'da öğrendiği her şeyi arkadaşlarına anlatmış. O günden sonra, Minik'in gezegeninde Dünya hakkında birçok şey öğrenilmiş.
Yeni dərs ili
Yeni bir test çalışması
Eğitimde Yeni Yaklaşımlar
PM
Disintegrasi